<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Tarim Reformu &#187; Tarım Haberleri</title>
	<atom:link href="http://www.tarimreformu.com/etiket/tarim-haberleri/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.tarimreformu.com</link>
	<description>Tarım,Tarim Reformu,Tarım Haberleri,Destekleme Projeleri</description>
	<lastBuildDate>Sat, 21 Nov 2009 23:28:39 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.8.4</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Kriz ile savaşmak istiyorsan tarım silahına sarılmalısın.</title>
		<link>http://www.tarimreformu.com/kriz-ile-savasmak-istiyorsan-tarim-silahina-sarilmalisin.html</link>
		<comments>http://www.tarimreformu.com/kriz-ile-savasmak-istiyorsan-tarim-silahina-sarilmalisin.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 05 Feb 2009 22:58:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Tarım Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[küresel kriz]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tarimreformu.com/?p=40</guid>
		<description><![CDATA[
KOBİ&#8217;leri sunulan kredi desteğinin tarım sektörüne de sağlanması gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Gülten Kazgan, uzun vadeli reformlar kapsamında ise çiftçilerin biraraya getirilerek şirketleşmesi gerektiğini savunuyor. 

 
Tarım ekonomisi alanındaki uzmanlığı ile tanınan Bilgi Üniversitesi Ekonomi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Gülten Kazgan, Türkiye&#8217;nin küresel krizle savaşta &#8220;tarım&#8221; silahına sarılması gerektiğini açıklıyor. Tarımın her zamankinden daha stratejik bir sektör haline geldiğini söyleyen Kazgan, &#8220;Türkiye&#8217;deki yapışkan işsizliğin temel nedeni tarımdaki çözülüştür. Krizin yapışkan işsizliği derinleştirmesinin önü mutlaka alınmalı. Türkiye&#8217;nin krizi en az hasarla atlatması tarım sektöründe alacağı önlemlere bağlı&#8221; diyor. Küçük ve Orta ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<blockquote id="content" style="clear: left; padding: 0px;">
<div style="margin: 0in 0in 0pt;"><span style="font-size: 10pt;">KOBİ&#8217;leri sunulan kredi desteğinin tarım sektörüne de sağlanması gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Gülten Kazgan, uzun vadeli reformlar kapsamında ise çiftçilerin biraraya getirilerek şirketleşmesi gerektiğini savunuyor. </span></div>
<div style="margin: 0in 0in 0pt;">
<div style="margin: 0in 0in 0pt;"> </div>
<div style="margin: 0in 0in 0pt;"><span style="font-size: 10pt;">Tarım ekonomisi alanındaki uzmanlığı ile tanınan Bilgi Üniversitesi Ekonomi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Gülten Kazgan, Türkiye&#8217;nin küresel krizle savaşta &#8220;tarım&#8221; silahına sarılması gerektiğini açıklıyor. Tarımın her zamankinden daha stratejik bir sektör haline geldiğini söyleyen Kazgan, &#8220;Türkiye&#8217;deki yapışkan işsizliğin temel nedeni tarımdaki çözülüştür. Krizin yapışkan işsizliği derinleştirmesinin önü mutlaka alınmalı. Türkiye&#8217;nin krizi en az hasarla atlatması tarım sektöründe alacağı önlemlere bağlı&#8221; diyor. Küçük ve Orta Boy İşletmelere (KOBİ) sunulan kredi desteğinin acilen sağlanması gerektiğini söyleyen Kazgan, uzun vadeli reformlar kapsamında ise çiftçilerin biraraya getirilerek şirketleşmesi gerektiğini savunuyor. Kazgan ayrıca, bu yönde bir yapılanmanın ancak devlet destekli gerçekleşebileceğine dikkat çekiyor. <span id="more-40"></span></span></div>
</div>
<div style="margin: 0in 0in 0pt;"> </div>
<div style="margin: 0in 0in 0pt;"><strong><span style="font-size: 10pt;">Sanayii örnek olmalı </span></strong></div>
<div style="margin: 0in 0in 0pt;"><span style="font-size: 10pt;">Türkiye&#8217;de tarım politikalarının uzun süredir çözülme üzerine kurulduğunu anlatan Kazgan, &#8220;Kriz bunun üzerine tuz biber oldu&#8221; dedi. Son yıllarda uygulanan tarım politikalarının Türkiye tarımını adeta felakete sürüklediğini savunan Kazgan konuya ilişkin şunları söyledi: &#8220;Bir zamanlar kentlileşiyoruz çığlıkları ile karşılanan bu çözülüşün arkasında aslında büyük bir göç ve işsizlik dalgası vardı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre tarımdaki istihdam yüzde 35&#8242;ten yüzde 28&#8242;e kadar düştü. Buna karşılık tarımda büyüme rakamlarının Cumhuriyet tarihinde ilk kez dip yaparak yüzde 0.8&#8242;e kadar geriledi. Bu Türkiye&#8217;nin nüfus artış hızı olan yüzde 1.5&#8242;in yarısı demek. Rakamlar tarımda acil önlem alınması gerektiğini gösteriyor.&#8221; </span></div>
<div style="margin: 0in 0in 0pt;"><span style="font-size: 10pt;">Sanayi ve Ticaret Bakanı Zafer Çağlayan&#8217;ın imalat sektörü için yürüttüğü çalışmaların tarıma örnek olması gerektiğini belirten Kazgan &#8220;Bakanın bu konuda dikkat çekici çalışmaları var. Küçük ve Orta Boy İşletmelere (KOBİ) kredi desteği verilmesi çalışıyor. Bu konuda ayrıca hazırlanan programlar var. KOBİ&#8217;lerin kümeleştirme yöntemi ile biraraya getirilmesi hedefleniyor. Böyle bir çaba, çok parçalı üretim modelinin hakim olduğu tarım için neden hazırlanmaz anlamıyorum. Tarımın acil kredi ve reform paketine ihtiyacı var&#8221; diyor.   </span></div>
<div style="margin: 0in 0in 0pt;"> </div>
<div style="margin: 0in 0in 0pt;"><strong><span style="font-size: 10pt;">Arazi toplulaştırma çare değil </span></strong></div>
<div style="margin: 0in 0in 0pt;"><span style="font-size: 10pt;">Yıllar önce ortaya atılan arazi toplulaştırma konusunun artık yılan hikayesine döndüğünü söyleyen Prof. Dr. Gülten Kazgan, &#8220;Siyasi irade bunun çözüm olmayacağın artık görmeli. Arazi toplulaştırması çok zor ve Türkiye koşullarında neredeyse imkansız bir çalışma. Arazi toplulaştırması yerine üreticiyi kooperatif ya da bir şirket çatısı altında biraraya getirecek yeni model üzerinde çalışılmalı&#8221; diye konuştu. </span></div>
<div style="margin: 0in 0in 0pt;"><span style="font-size: 10pt;">Böyle bir örgütlenme modelinin birçok sorunu aynı anda ortadan kaldıracağını anlatan Kazgan şunları söyledi: &#8220;Öncelikle üretici örgütlü bir yapıya kavuşacak. Arazi toplulaştırmaya gerek kalmadan üretimin tek elden yürütülmesinin önü açılacak. Böylece maliyetler düşecek verimlilik artacak. En önemlisi de Türkiye tarımının temel sorunu olan tarladaki ürünün fiyatı ile raftaki ürünün fiyatı arasındaki uçurum ortadan kalkacak. Çünkü çiftçi pazarlamaya dahil edilerek bu marjdan kar alabilecek&#8221; Bu modelin oluşturulması için çiftçiye mutlaka kredi ve devlet desteğinin sağlanması gerektiğini savunan Kazgan, &#8220;Mevcut haliyle çiftçinin böyle bir kurumsallaşma için ne sermayesi ne de teknolojik bilgisi yeter. Bu model ancak devlet desteği kurulur&#8221;</span></div>
<div style="margin: 0in 0in 0pt;"> </div>
<div style="margin: 0in 0in 0pt;"><strong><span style="font-size: 10pt;">Tarımda yeni trendler </span></strong></div>
<div style="margin: 0in 0in 0pt;"><span style="font-size: 10pt;">Türkiye&#8217;de tarımsal desteklerin de sorunlu bir alan olduğunu aktaran Gülten Kazgan, &#8220;Tarımsal destekler yıllarca siyasi çıkarlar uğruna yanlış ve yozlaştırılmış şekilde hayata geçirildi. Bu nedenle de gözden düşürüldü. Oysa ABD ve Avrupa da dahil olmak üzere tüm dünya tarım desteklerle ayakta tutuyor. Fransa&#8217;da yüzde 10 tarım nüfusuna 10 milyar dolar destek veriyor. Türkiye&#8217;de ise durum tam tersi. Devlet tarım desteklerini azaltırken üretici faiz oranları yüksek ticari banklara terk ediliyor. Çiftçi bu şekilde borçlandırılması büyük bir yanılgıdır&#8221; şeklinde konuştu.</span></div>
<div style="margin: 0in 0in 0pt;"><span style="font-size: 10pt;">Tarımın tüm dünya için dünden daha stratejik bir alan olduğunu vurgulayan Kazgan,&#8221;Kuraklık ve dünyadaki nüfus artışı bunu dayatıyor. Avrupa 2. Dünya Savaşı&#8217;ndan sonra açlığı yaşadığı için tarımın önemini hiç unutmadı. Devletler tarımda yeni gümrük duvarları getirmeye hazırlanıyor. Tarım ürünleri artık vadeli işlem borsalarında işlem görüyor. Geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi bu alanda spekülatif fiyat hareketleri gündeme gelecek. Türkiye bütün bunlara karşı hazırlıklı olmalı&#8221; dedi. </span></div>
<div style="margin: 0in 0in 0pt;"><span style="font-size: 10pt;">Referans Gazetesi</span></div>
</blockquote>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.tarimreformu.com/kriz-ile-savasmak-istiyorsan-tarim-silahina-sarilmalisin.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kredi borcunu ödeyemeyen çiftçi tarlasını satışa çıkardı</title>
		<link>http://www.tarimreformu.com/kredi-borcunu-odeyemeyen-ciftci-tarlasini-satisa-cikardi.html</link>
		<comments>http://www.tarimreformu.com/kredi-borcunu-odeyemeyen-ciftci-tarlasini-satisa-cikardi.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 02 Jan 2009 21:41:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Tarım Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[Tarim Reformu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tarimreformu.com/?p=32</guid>
		<description><![CDATA[Çiftçi, banka kredisiyle aldığı traktör ve mazotun parasını ödeyemeyince icralık oldu. Tarlasını yarı fiyatına satışa çıkaran çiftçinin durumu, tohum, traktör ve zirai ilaç satışlarını da düşürdü.
Küresel kriz, finans ve sanayi sektörü ile KOBİ&#8217;lerin yanı sıra tarım kesimini de olumsuz etkiledi. Geçen yıl kuraklık nedeniyle kalitesi düşen ürününü bu yıl yaşanan kriz nedeniyle değerinin altında satmak zorunda kalan çiftçiler, banka kredileriyle aldıkları mazot, traktör ve tarım makinelerinin parasını ödeyemez hale geldi.
Çiftçinin içine düştüğü zor durum tarım sektöründeki alt sektörleri de etkiledi. Zirai ilaç firmaları alacaklarını tahsil etmekte zorlanırken, traktör firmaları yıl ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" src="http://www.referansgazetesi.com/includes/aspx/page/resim.aspx?hbr=113260&amp;w=282&amp;h=137" alt="" width="282" height="137" />Çiftçi, banka kredisiyle aldığı traktör ve mazotun parasını ödeyemeyince icralık oldu. Tarlasını yarı fiyatına satışa çıkaran çiftçinin durumu, tohum, traktör ve zirai ilaç satışlarını da düşürdü.</p>
<p>Küresel kriz, finans ve sanayi sektörü ile KOBİ&#8217;lerin yanı sıra tarım kesimini de olumsuz etkiledi. Geçen yıl kuraklık nedeniyle kalitesi düşen ürününü bu yıl yaşanan kriz nedeniyle değerinin altında satmak zorunda kalan çiftçiler, banka kredileriyle aldıkları mazot, traktör ve tarım makinelerinin parasını ödeyemez hale geldi.<br />
Çiftçinin içine düştüğü zor durum tarım sektöründeki alt sektörleri de etkiledi. Zirai ilaç firmaları alacaklarını tahsil etmekte zorlanırken, traktör firmaları yıl sonu hedeflerinde revizyona gitti. Çiftçiden alacağını tahsil edemeyen tohum üreticisi firmalar da finansman sıkıntısı yaşıyor.<br />
Bankaların verdiği tarım kredileri küresel krizin etkilerinin iyiden iyiye hissedildiği ekim ayıyla birlikte azalmaya başladı. Eylülde toplam tarım kredisi miktarı 12 milyar 181 milyon 333 bin YTL&#8217;ye ulaşmışken, bu miktar ekimde 11 milyar 297 milyon 837 bin TYL&#8217;ye geriledi. Buna karşılık takipteki kredi miktarı ise artış gösterdi. Ocakta sadece 292 milyon 868 bin YTL&#8217;lik miktar için takip başlatılmışken, bu rakam ekimde 378 milyon 239 bin YTL&#8217;ye çıktı. Takipteki krediler toplam kredinin yüzde 3,34&#8242;ünü oluşturuyor.<span id="more-32"></span></p>
<p>Traktör sektörü % 20 daralacak<br />
Türk çiftçisinin durumunun zirai ilaç sektörüne yansıdığını kaydeden Zirai Mücadele İlaçları Üreticileri Derneği Genel Sekreteri Dr. Murat Kantarcı, bir çok firmanın bayilerinden para toplamakta güçlük çektiğini söyledi. Bunun borcunu ödeyemeyen çiftçilerden kaynaklandığını ifade eden Kantarcı, &#8220;Ancak sektör olarak krizin asıl etkilerini 2009 yılında göreceğiz. Zirai ilaç sektörü her yıl yüzde 10 büyüme kaydederken bu yıl yüzde 5&#8242;le sınırlı kalacak. Çiftçi zirai ilaç kullanımını zorunlu olmadığı müddetçe azaltacaktır. Bu durum sektördeki küçük firmaların kapanmasına neden olabilir&#8221; uyarısında bulundu.<br />
Bu yıl leasing işlemlerindeki KDV oranının artırılması ve kuraklık gibi sebeplerden darbe yiyen traktör sektörü ise şimdi de dünya genelindeki ekonomik kriz yüzünden sıkıntıya düştü. Kriz bankaların tarım kredi faizlerini 10 puanlara varan oranlarda yükseltmesine neden oldu. Sektörün yıl sonunu yüzde 20&#8242;lik bir daralmayla kapatması bekleniyor. 2008 ilk 9 ayında traktör satışlarının yüzde 20 civarında daraldığını ve yaklaşık 21 bin traktör satışı yapıldığını söyleyen Türk Tarım Alet ve Makinaları İmalatçıları Birliği (TARMAKBİR) Genel Sekreteri Selami İleri, dünyada etkisini gösteren ekonomik krizin sektöre yansımasının önümüzdeki aylarda daha net görüleceğini ifade etti.<br />
Sektörde geçen yıla göre yüzde 20&#8242;lik bir daralma beklediklerini söyleyen Hattat Tarım Bölge Satış Müdürü Taki Kaş, firma olarak yıl sonu hedeflerini revize ettiklerini ifade etti.</p>
<p>Çiftçi kalitesiz tohuma yöneliyor<br />
Bankaların kredi faizlerinin artmasının da satışlar üzerinde olumsuz etki yaptığını vurgulayan Kaş, &#8220;Geçen yıl toplam satışlar 30 bine ulaştı, bu yıl 25 bine düşer diye düşünüyoruz. Çiftçinin yüzde 99&#8242;u borçlu&#8221; diye konuştu.<br />
Koreli LS traktörlerini Türkiye&#8217;ye getiren Anadolu Motor&#8217;un satış müdürü Necati Telçeker de, firma olarak 2008 yılında 700 adet traktör satma hedefini 500&#8242;e düşürdüklerini anlattı. Telçeker&#8217;in verdiği bilgiye göre 2007&#8242;de 160 milyon dolar değerinde 9 bin 360 adet traktör ihraç edilirken, 2008&#8242;de ilk 8 ayda 153 milyon dolar değerinde 7 bin 144 adet traktör ihraç edildi. Rito Tohumculuk Finans Müdürü Nazmi Gündüz, ödeme güçlüğü çeken çiftçinin tohum kullanımından kıstığını ve ya kalitesiz tohuma yöneldiğini anlattı.</p>
<p>Takipteki krediler arttı (bin YTL)</p>
<p>Tarım kredileri Takipteki krediler<br />
Ocak 9.619.871 292.868<br />
Şubat 9.619.871 294.096<br />
Mart 9.550.392 297.332<br />
Nisan 10.355.927 307.637<br />
Mayıs 11.082.284 307.797<br />
Haziran 11.446.325 317.795<br />
Temmuz 11.493.125 331.811<br />
Ağustos 11.796.081 356.117<br />
Eylül 12.181.333 370.859<br />
Ekim 11.297.837 378.239</p>
<p>referansgazetesi.com</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.tarimreformu.com/kredi-borcunu-odeyemeyen-ciftci-tarlasini-satisa-cikardi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Zeytinyağı sektöründe saflık tartışması</title>
		<link>http://www.tarimreformu.com/zeytinyagi-sektorunde-saflik-tartismasi.html</link>
		<comments>http://www.tarimreformu.com/zeytinyagi-sektorunde-saflik-tartismasi.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 02 Jan 2009 21:22:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Tarim Reformu]]></category>
		<category><![CDATA[tarim]]></category>
		<category><![CDATA[Tarım Haberleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tarimreformu.com/?p=29</guid>
		<description><![CDATA[Küresel ısınmanın yarattığı kuraklık, zeytinyağının kimyasını da bozdu. Körfez yöresi olarak adlandırılan Ayvalık, Edremit, Burhaniye ve Güney Ege&#8217;de bazı bölgelerde bu sezon üretilen zeytinyağlarında saflık değerlerinden biri olan delta 7, gıda kodeksinde belirtilen değerin üzerine çıktı.
Bu durum yöre yağlarının ihracatında ve iç piyasada satışında sıkıntı yaratmaya başladı. Bazı firmalar yaklaşık iki haftadır üreticiden zeytinyağı alımını kesti. Zeytinyağı firmaları kilitlenen piyasayı açmak için Tarım Bakanlığı&#8217;na başvurmaya hazırlanırken, Ulusal Zeytin Zeytinyağı Konseyi&#8217;nin Kimya Komitesi de kriterin 0.5&#8242;den 0.6&#8242;ya çekilmesi talebini gündemine aldı.
Bu gelişme zeytinyağı sektörünü de ikiye böldü. Saflık değerinin değiştirilmesini isteyenler, ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Küresel ısınmanın yarattığı kuraklık, zeytinyağının kimyasını da bozdu. Körfez yöresi olarak adlandırılan Ayvalık, Edremit, Burhaniye ve Güney Ege&#8217;de bazı bölgelerde bu sezon üretilen zeytinyağlarında saflık değerlerinden biri olan delta 7, gıda kodeksinde belirtilen değerin üzerine çıktı.<br />
Bu durum yöre yağlarının ihracatında ve iç piyasada satışında sıkıntı yaratmaya başladı. Bazı firmalar yaklaşık iki haftadır üreticiden zeytinyağı alımını kesti. Zeytinyağı firmaları kilitlenen piyasayı açmak için Tarım Bakanlığı&#8217;na başvurmaya hazırlanırken, Ulusal Zeytin Zeytinyağı Konseyi&#8217;nin Kimya Komitesi de kriterin 0.5&#8242;den 0.6&#8242;ya çekilmesi talebini gündemine aldı.<br />
Bu gelişme zeytinyağı sektörünü de ikiye böldü. Saflık değerinin değiştirilmesini isteyenler, bu sezon fiyat düşüşünün ve ihracatta yaşanacak sorunun önleneceğini savunurken, sektördeki bazı firma ve üreticiler ise değişikliğin zeytinyağına diğer bitkisel yağların karıştırılmasının önünü açacağını, Türk zeytinyağının dünya standardından kopacağını öne sürüyor.<span id="more-29"></span></p>
<p>Türk yağının imajı zedelenir<br />
Zeytinyağı uzmanı ve kimya mühendisi Mümtaz Gökçebağ, saflık derecesinde değişikliğin dış piyasalar açısından yanlış anlamalara yol açabileceğini söyledi. Gökçebağ, &#8220;Delta-7 değeri yüksek çıkan bir zeytinyağına ayçiçeği ya da aspir yağının karıştırıldığından şüphelenirim. Bu değişiklik üç beş kişinin teklifi ile olamaz&#8221; dedi.<br />
Zeytindostu Derneği Başkan Yardımcısı Mustafa Alhat, zeytinyağında yaşanan sorunun bölgesel olduğuna dikkat çekerek, &#8220;Bir bölge için yapılacak değişiklik, haksız rekabet yaratır. Türkiye&#8217;yi dünyadaki zeytinyağı standartlarından koparır. Zeytinyağına diğer yağların karıştırılmasına kapı açılır. Türk zeytinyağının kalitesini artırmak istiyorsak, standartlardan taviz vermeyelim&#8221; dedi.<br />
Tariş Köşk Kooperatifi Başkanı Hasan Köşklü ise 1994&#8242;de Güneydoğu&#8217;daki zeytinyağının fıstık yağı özelliği gösterdiğini, 1999&#8242;da Güney Ege yağlarında beta değeri sorunu çıktığını hatırlatarak, &#8220;O zaman kodeks değişikliği talepleri geldi ama kabul edilmedi. Bu yağlar başka bölgedekilerle karıştırılıp sorun çözüldü. Şimdi neden kodeks değiştirilmek isteniyor. Bunu anlamak mümkün değil. Üstelik üretim sezonu başladı. Maç oynarken kurallar değiştirilmemeli&#8221; diye konuştu.</p>
<p>Değişiklik değil tolerans<br />
İzmir Ticaret Borsası Meclis Başkanı ve Kristal Yağları&#8217;nı üreten Ticaret ve Sanayi Kontuvarı&#8217;nın Yönetim Kurulu Başkanvekili Ayhan Baran ise, küresel ısınmadan kaynaklanan sebeplerden dolayı Ege&#8217;deki bazı yörelerde zeytinyağının asit ve delta 7 değerlerinde farklılıklar yaşandığını doğruladı. Üreticilerden ve firmalardan gelen talebin Ulusal Zeytin ve Zeytinyağı Konseyi&#8217;nin Teknik Komitesi&#8217;nde değerlendirildiğini ifade eden Baran, &#8220;Söz konusu olan gıda kodeksinin değiştirilmesi değil, bu sezona özgü bir tolerans. Telaş edecek bir durum yok. Dış piyasalar açısından da bir sorun yaşanmaz&#8221; dedi.<br />
Baran, bölgelerden alınacak zeytinyağı örneklerinin analiz edileceğini, buna göre bir değişiklik gerekiyorsa Tarım ve Köyişleri Bakanlığı&#8217;na başvurulacağını söyledi.<br />
Öte yandan, Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği yönetim kurulu, zeytin ve zeytinyağı ihracatında Dahilde İşleme Rejimi (DİR) kapsamında ithalat yapılması taleplerinin devam ettiğini, bu konuda bazı kurumların kamuoyuna yanıltıcı bilgi verdiğini açıkladı.</p>
<p>Küresel ısınmanın yarattığı kuraklık, zeytinyağının kimyasını da bozdu. Körfez yöresi olarak adlandırılan Ayvalık, Edremit, Burhaniye ve Güney Ege&#8217;de &#8230;<br />
referansgazetesi.com</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.tarimreformu.com/zeytinyagi-sektorunde-saflik-tartismasi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
